25 Eylül 2009 Cuma
sevme sanatı
sevgi ilgiyle beslenir
ancak paylaştıkça çoğalır çoğu kere
eğer ne verdiğini bilmeden veriyorsan
ne almak istediğini alabilir
ne de karşındakinin ne verdiğini anlayabilirsin
karşındakini anlamadan yapılan bir savaş
her zaman yanlış hamleler ve zamansız ateşkeslerle geçer
sonuçta ise hiç kimsenin kabul etmediği bir zafer kalır ortada
hiç bir zafer bu kadar acı ve hiç bir hayalkırıklığı
bu kadar pişmanlık vermemiştir dünyada
dokunmak hissetmektir her zaman
hissettiğin sürece zaman yavaşlar ya da hızlanır
severek dokunduğun saatler hızla gelip geçerde
sevmeden bir dokunuş bir asır gibi gelir
zamanın hissetmediğin kadar hızlı geçtiği günler
işte o günler sevmenin sanat olduğu
fakat değerinin çok sonradan anlaşılacağı
muhteşem bir eser gibidir...
Ahmet Erkan Köseoğlu
huş ağacı
hayatın içinde birbiri ardına bir su gibi gelip geçen günler
beraberinde taşıdıkları tüm olaylarıda
hayatımızın içinde aynı bir su damlası gibi basit
aynı bir su damlası gibi berrak
ve aynı bir ırmak gibi düzen içinde taşırlar
su nasıl gökten düşen her damlasında
dünyayı kaçınılmaz bir şekilde ıslatıyor gibi görünüyorsa
bu olaylarda seni karşı çıkamadığın
direnemediğin bir şekilde ıslatıyor gibi görünür
oysaki her damlasının önemli bir görevi vardır aslında
eğer bu görevler olmasaydı ne dünya yaşayabilir
ne deniz taşabilir
ne de insan bir ağaç gibi kök salıp meyve verip her mevsim çiçek açabilirdi
unutma çiçek açmak isteyen insan ıslanmaya da katlanmak zorundadır
meyve vermese de gölgesi
çiçekleri ve rüzgarla dansıyla şarkı söyleyerek, insanı seven huş ağacını düşün
yağmura karşı gururla aç dallarını
inatla baharı bekle
sabahki güneşi gör ve asla vazgeçme büyümekten.
Ahmet Erkan Köseoğlu
1 Eylül 2009 Salı
istasyon
Sevgili dostum
Her zaman olmasını istediğin bir sürü şeyler var akan şu hayatta
Ve bunların olmasını beklemekle de bir anda geçiverir kısacık ömrün
Oysa ki bazen beklemek hiç kavuşamamaktır hayallerine
Fakat bunu anladığın gün
ne kadar çok umudun olduğunu
ancak hiçbirinin gerçekleşmediğini görür ve büyük bir paniğe kapılırsın
Bu , şiddetli bir geç kalma korkusu yanında
önünden geçen fakat bir türlü binemediğin
bir treni pişmanlıkla hatırlama duygusudur
Eğer doğru saatte doğru istasyonda elinde bir bilet varsa
bu defa yanlış trene binerim diye korkma sakın
Hemen şimdi
bugün umutla bak gökyüzüne
sevgiyle doldur çantanı ve hiç korkmadan bin o trene
Bilki ne yöne giderse gitsin
senin için doğru yön orasıdır.
Ahmet Erkan Köseoğlu
mahur

Şenlik dağıldı,bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar,müjganla ben ağlaşırız
Gitti giden,aşkta bitti,ne o eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar,müjganla ben ağlaşırız.....
Bitmez sazların özlemi,ümitler hep daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar onlara
Simsiyah bir teselli olur geride kalanlara
Gün döndü , geceler uzun, hazırlık sonbahara
O mahur beste çalar,müjganla ben ağlaşırız....
Şiir:Attilla İlhan
Not: müjgan kirpik manasındadır
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


